Fırat Çöloğlu Fan
SİTEMİZE KAYIT OLMAK İÇİN KAYIT OL BUTONUNA BASINIZ
EĞER ÜYE İSENİZ GİRİŞ YAP BUTONUNA BASINIZ

Fırat Çöloğlu Fan

FIRAT ÇÖLOĞLU İLK VE TEK FAN SİTESİ
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Özcan Deniz Biyografi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
scabiorhp
Co-Admin
Co-Admin


Aftiklik :
999 / 999999 / 999

Mesaj Sayısı : 292
Kayıt tarihi : 18/06/09
Yaş : 24
Nerden : Antalya

MesajKonu: Özcan Deniz Biyografi   Salı Haz. 23, 2009 11:28 am

Özcan Deniz Biyografi


Özcan Deniz

Özcan Deniz sanat hayatının
ilk yıllarından itibaren başından geçenleri kendi kalemiyle dile getirdi.. Ünlü
sanatçının duygularını kendi ağzından dinleyelim dilerseniz “Bunları yazmak
basın bültenimde hiç yoktu ama nedense bu gece farklı duygular içindeyim ve
kesinlikle uykum yok. Hayatım gözümün önünden geçiyor bende bir kağıt, kalem
alıp duygularımı yazmak istedim. Şu an sabahın 4’ü salondayım, CD’de “ENGLISH
PATIENT” ‘in duygulu müziği… Ve ben Düşünmekteyim. Nereden nereye diye… 13
yaşımda evden büyük hedefler uğruna ayrılmamdan tutunda bugün eve gelirken
satıcı çocuğun yanlışlıkla beni tanımayıp, camını tıklayarak “ Abi Özcan
Deniz’in son kaseti çıktı. Çoban Yıldızı almak ister misiniz “ dediği ana kadar
yaşamaktayım bu gece bütün yaşadıklarımı. İzmir’de yerin dibinde bir pavyon ben
sahnedeyim. Yaşım küçük olduğu için çalışmam yasak ve ben sahnedeyken pavyonu
polis basıyor hemen şef garson sahneye fırlayıp beni yaka paça indiriyor.
Bulaşık haneye sokup bana bulaşık yıkatıyor. Polis gittikten sonra ben yine
sahnedeyim.
16 yaşında ilk kez aşık oldum Antalya’da çalıştığım pavyonun
dansözüne. Adı Dilara’ydı yaşı 24 yada 25. Hiç cinsel beraberliğimiz olmadı ama
beraber yatardık. Onu çok kıskanırdım o sahnedeyken ona para takmak bahanesiyle
dokunan insanları vurasım gelirdi. 16 yaşımdan sonra artık resmen 8 kişiye bakan
4 kardeşini okutan ve kendine bir çorap bile alamayan bir adam olmuştum. Bir
sahne kostümünü tam 5 yıl giydim artık kolları dirseğimde kalıyordu. Zaten
yırtılmaya başlamıştı bende attım. 18 yaşımda İstanbul’a ayak bastım bu dev
metropole ilk kez geliyordum ve burada yaşamak için hem çok küçük, hem kimsesiz,
hem parasız, hem de tecrübesizdim. Birkaç akrabam vardı ama hayırsız çıktılar.
Tepebaşı’ nda Pahama otele yerleştim, hala duruyorsa bilmem ama o zaten çok
eskiydi. O kadar eskiydi ki 3.kattaki odamdan baktığımda resepsiyonu görüyordum.
Etraf nataşalar ve raconcularla doluydu alışıktım bu ortamlara ama yinede
ürküyordum. Çünkü fazla tahsilim yoktu, hayat denen okulu bütün acımasızlığıyla
okuyor bir sonraki sınava hep hazırlık yapıyordum.
Unkapanı ‘nı ben daha
değişik hayal ederdim.Ve şansımı deneme zamanı. Kapılar yüzüme kapanıyor,
umutlarım yıkılıyordu. Ben ise yeni tanıdığım insanlarla şansımı zorluyordum.
Düğün salonları falan filan. Artık aileme de kendime de bakamıyordum otelden de
ayrıldım. Elimde valiz beş parasız İstanbul’un göbeğinde kalmıştım. Bir yolunu
bulup yeni tanıdığım insanların sayesinde Almanya’ya München’e gittim hayatımın
en kötü günleri başlıyordu. Bilmediğim bir ülke bilmediğim bir dil ve
tanımadığım insanlar. Bende ise engel olamadığım bir hırs ve inanılmaz korku…Ve
bir o kadar da cesaret.. Artık gerçekten geri dönemezdim. Açlık, evsizlik,
ihanet, darbe, heyecan, ve yeniliklerle dolu 3 yıldan sonra Yaşar Yağmur
sayesinde Hilmi Topaloğlu denen dünya tatlısı bir adamla tanıştım. Şimdi ikimiz
için de yeni bir sayfa açılıyordu. Benim çektiklerim ve onun çektikleri 100’le
çarpılıyor bir zaman tünelinde ileriye doğru hızla ilerliyorduk. Kendimi bir
savaşın içinde buldum. Parasızlık bir süre daha devam etti. Bu arada
Unkapanı’nın acılarını da çekmeyi öğreniyordum.
Artık uğruna kanların
döküldüğü, silahların çekildiği hatırı sayılır bir şöhrete kavuşmuştum. Tam
herşey sona erdi artık hedefime ulaşıyorum derken geçmişte bana bir bardak su
veren insanların adisyonlarıyla karşılaştım. İşte yeni savaşın tuzakları, daha
bunlardan kurtulmadan 18 ay askerlik ve bütün emekler, bütün hayaller çöpe. Ama
bir şey oldu birkaç kişi hariç, çevremde bir an hiç kimse kalmadı (babam da
dahil) yine sıfıra düştüm. Müziğe 3 yıl ara verdim. O üç yıl normal hayatta 50
yılda öğreneceklerimi bana öğretti. Ve dönüşüm muhteşem oldu. Yalan mı ? “ Bu
çocuktan bir bok olmaz “ diyenler hatta bir bok olmam için uğraşanlar bile şoka
girdi bu başarımdan dolayı. Bana bu uğurda bulunduğunuz katkıdan dolayı siz
herkese sonsuz teşekkürler. Okuduğum kitapların birinde “ Kahraman İlk savaşında
yenilmeyen ikinci savaşından sağ çıkmayandır “ diyordu. Ben bu savaşı kazandım.

_________________




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
potter
Süper Moderatör
Süper Moderatör


Aftiklik :
150 / 999150 / 999

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 20/06/09
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: Özcan Deniz Biyografi   Salı Haz. 23, 2009 11:36 am

Teşekkür Ederim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
scabiorhp
Co-Admin
Co-Admin


Aftiklik :
999 / 999999 / 999

Mesaj Sayısı : 292
Kayıt tarihi : 18/06/09
Yaş : 24
Nerden : Antalya

MesajKonu: Geri: Özcan Deniz Biyografi   Salı Haz. 23, 2009 2:46 pm

Önemli Değil

_________________




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Özcan Deniz Biyografi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Özcan Deniz Biyografi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Cemre Kemer Biyografi
» Sedef Avcı - Biyografi
» Sanat eğitimi ve yaratıcılık
» Anna Paquin ( Sookie Stackhouse ) Biyografi
» Lily Allen(Biyografi)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fırat Çöloğlu Fan :: Biyografiler-
Buraya geçin: